|

TERME
COĞRAFİ KONUMU:
Terme Karadeniz Bölgesinin Orta Karadeniz bölümünde
denizden 3-5 km. içeride kurulmus Samsun iline bagli bir
ilçedir, Samsun'a uzakligi 50 km.dir.
Ilçenin Kuzeyinde Karadeniz, Dogusunda Ünye ve ikizce,
güneyinde Akkus, Batisinda Salipazari ve Çarsamba
ilçeleri yer almaktadir. Kuzeyinde kiyi ovasi uzanmakta,
güneyinde Canik daglari. En yüksek noktasi 450 m. dir.
Kara Orman dan dogan Terme Çayi ilçeyi tam ortasindan
ikiye bölerek Karadenize dökülür. Karadeniz ile Terme
ilçesi arasinda denize yakin bölgede bir birlerine dogal
kanallarla bagli olan Akgöl ve Simenit (Simenlik)
gölleri yer alir. Simenit gölü, Terme Çayi'nin yataginin
degismesi sonucu olusmustur. Akgöl de ayni sekilde
olusmustur, iki gölün da balik varligi açisindan zengin
oluslarinin sebebi deniz basmasidir. Göllerin çevresi
sazlik ve batakliktir.
TARİHİ :
Terme' nin tarihi M.Ö, 1000 yilina kadar inmektedir.
Hatta eski tarihçiler M.Ö.1200 yillarinda simdiki Terme
Çayi kiyisinda efsanevi kadin savasçilar Amazonlarin
yasamis olduklarin ileri sürmüslerdir.
Terme adinin da, kiyisinda Amazonlarin Themiskyra adli
kenti kurduklari Thermodon (bu günkü Terme Çayi) dan
Geldigi söyleniyor, ilçenin en eski halkinin Gaskalar
oldugu sanilmaktadir Gaskalar Karadeniz kiyisinda
yasayan yari göçebe ve saldirgan bir topluluktur.
Hititler Samsun'a kadar yayilinca Gaskalarida
yönetimleri altina almislardir. Türklerin Anadolu'ya
hakim olmaya basladiklari 11. yy 'a kadar Terme'ye
Hititler, Frizler, Medler, Persler ve Romalilar hakim
olmuslardir. 395 yilindan ilibaren Terme Dogu Roma
(Bizans) hakimiyetine girmistir. I.Alaattin Keykubat
zamaninda (l219-1236) Terme dahil bütün Karadeniz sahili
Anadolu Selçuklularinin yönetimine girmistir. Mogol
istilalari nedeniyle dagilan Selçuklu imparatorlugunun
topraklarinda Türk Beylikleri kurulmaya baslamistir. Bu
dönemde Amasya-Samsun-Tokat-Sivas- Kayseri bölgesinde
Eratna Beyligi kurulmustur. l38l de Kadi Burhanettin
Eratna beyligini ele geçirince Terme onun bölgesine
baglanmistir. Bu arada yörede Canik Beyligide
kurulmustur. 1393'de Yildirim Beyazit Amasya ve
Karadeniz kiyilarindaki bütün beylikleri Osmanli
topraklarina katmistir. Cumhuriyete kadar Terme Canik
Mutasarrifliginin idaresinde yönetilmistir. I. Dünya
savasi sirasinda Terme Eylül 1916'da Ruslar tarafindan
bombalanmistir. Milli Mücadele döneminde ise Rum ve
Ermeni çeteleri tarafindan yakilip yikilmak istenmistir.
Fakat, Terme halki bunlarla mücadelesini basarili
sekilde yapmistir.
SOSYO- EKONOMİK YAPISI:
Terme ekonomisinin hemen hemen tamami tarima dayalidir
Bu verimli ovada ünlü Terme pirinci ve findik
yetistirilmektedir. Ilçede kültür kavakçiligi'da oldukça
yaygindir. Örnegin, dünyanin ikinci büyük kavak ormani
Terme'de dir.
Bunlarin yaninda, sahil kasabasi olmasi nedeniyle
balikçilik ve diger deniz ürünleri avciligi da geçim
kaynaklari arasinda sayilabilir.
Ilçede besicilik ve aricilik gibi ekonomik faaliyetler
de önemli yer tutmaktadir. Terme'nin en önemli sanayi
kuruluslari, ilçede yetistirilen çeltik ve findigi
isleyen fabrikalardir. Findik fabrikalarinda üreticiden
alinan findik iç findik haline getirilerek ihraç
edilmekte veya iç piyasaya sürülmektedir. Çeltikte ayni
sekilde fabrikalarda islem görerek pirinç halinde ihraç
edilir veya iç piyasaya verilir.
ULAŞIM :
Samsun'a 50 km. uzakliktadir ve Samsun'dan Termeye
hergün her saat araç bulmak mümkündür. Çevre il ve
Ilçelerle ulasim problemi yoktur.
TARİHİ ve KÜLTÜREL DEĞERLER::
Tarihi M.Ö. 1000 yillarina kadar uzanan ilçede efsanevi
kadin savasçilar Amazonlarin yasadigi birçok eski
tarihçi ve cografyaci tarafindan ileri sürülmektedir.
Amazonlarin; yerlesmis oldugu alanlar kaynaklarda
Karadeniz kiyilari olarak tanimlanmaktadir. Özellikle
Thermodon (Terme Çayi) kiyisinda Thamiskyra kentini
kurmus olduklari bilinmektedir. Themiskyra kentinin
Terme ile Ordu arasinda oldugu sanilmaktadir. Bir çok
efsanede adlari geçen Amazonlar sadece kadinlardan
olusan bir topluluktu. Savasmayi çok seven ve savasçi
olarak ün yapmislardi. Tarihin ilginç ve çekici savasçi
kadinlari amazonlar, güzel sanatlara da konu olmuslardir.
M.Ö. 5. yy'da yapilan Amazon kadini heykelleri günümüze
kadar ulasmistir. Berlin ve Roma Caputoline
müzelerindeki Yarali Amazon Heykeli ve Vatikandaki
Amasone Mattei Heykelleri bunlarin en ünlüleridir.
Rubens'in ünlü "Amazon Savasçisi" isimli tablosu da.
Amazonlari konu alan sanat eserleridendir. Sarayköy; de
hamam kalintilari ve su kemerleri vardir. Amazonlarin
burada yasadigi ileri sürülmektedir.
Pazar Camii; 1840'li yillarda yapildigi tahmin edilen
cami Osmanli mimarisinin özelliklerini tasimaktadir.
Cüneyd-i Bagdadi Türbesi; Terme ilçe merkezinin 10 km.
güneyindeki Dibekli köyündedir. Halk arasinda, Bagdat'ta
yasamis olan Cüneyd-i Bagdadi'nin Türbesi oldugu inanci
yaygindir. Fakat baska bir görüse göre de; türbede
Kubatogullarmdan Cüneyt Bey adli bir komutan yatmaktadir.
Bu komutan Mogol istilalari sirasinda Canik (Samsun)
Beyligini Timur ordularina karsi savunmus bir kahraman
ve sehittir.
Yukari Sögütlü (Karaçali) Camii: Yukari Sögütlü köyünde,
büyük bir mezarligin içinde ahsap bir camidir. Caminin
duvarina kazinmis bir yazidan 1716 yillarinda yapildigi
tahmin edilmektedir.
Asagi Sögütlü Camii: 19 yy. da yapildigi tahmin edilen
cami iki katli ve ahsaptandir.
GEZİ ve MESİRE YERLERİ:
Cüneyd-i Bagdadi Türbesi, denilen ziyaretgâh ve çevresi
özellikle cumartesi günleri çevre il ve ilçelerden oraya
adak kesmek yada piknik yapmak amaciyla gelen insanlarla
dolup tasar. Terme'nin Yali Mahallesinden Akçay'a kadar
uzanan Miliç Çamligi hem mesire yeri; hem de temiz
denizi ve kurmaliyla dogal bir plajdir. Burada mavi
deniz, çamlarin yesiliyle adeta kucaklasir.
Akçay ve Miliç gibi Çoban yatagi ve Kumcagaz sahilleri
de Terme'nin dogal plajlarini olusturmaktadir.
Karadeniz ile Terme arasindaki bölgede yeralan, dogal
kanallarla birbirine bagli Akgöl, Simenit ve Silindir
gölleri ile civari yüzlerce türde kusu bünyesinde
barindiran sulak alanlarimizdan bir tanesidir. Milli
parklar genel müdürlügünce "Yaban Hayati koruma Sahasi"
olarak belirlenen göller derin degildir.
FOLKLORİK DEĞERLERİ::
Terme ilçesi yaklasik 3000 yillik bir geçmise sahip
olmasina karsin, kendine has yöresel bir kültür ve
dolayisiyla mahalli bir folklor özelligi
gelistirememistir. Terme ahalisinin çok degisik
bölgelerden gelip buraya yerlesen insanlardan olusmasi
burada homojen bir toplumun olusmasina imkan vermedigi
gibi yöresel bir halk kültürünün olusumuna da engel
olmustur.
YEMEKLER:
Yörede en ünlü yemek keskektir. Tirid, misir çorbasi,
lepsi, hamsili pilav vb. gibi yemeklerde siklikla
yapilir |